Kusursuz bir dünya
• 24/3/2007 - Derman Benim
|
Sen beni bilmez misin ey dost, Dertli gönüllere derman benim; Aç artık sırça gönlünü bana, Onulmaz dertlere Lokman benim. Fırtınalı bir kış akşamında Sığındığın duru liman benim, Sen çöl sıcağında kavrulurken Kuşlu, böcekli, serin orman benim. Sen ateşler içinde yanarken Gökyüzüne savrulan duman benim Etrafını düşmanların sarmışken “Dostum” diyeceğin insan benim. Küçük derelerle avunma gayrı Ucu bucağı olmayan umman benim Bensiz aldığın nefes, nefes midir, Damarında dolaşan kırmızı kan benim. Kimsenin yalan sözüne aldanma, Sana padişahtan ferman benim. Medet umma hiç kimseden, Seni kem gözlerden koruyan benim. Cehennemdesin sanıp korkma Senin cennetinde Rıdvan benim. Dostlarını al, koy baş ucuna, Düşmanına azılı düşman benim. Dert rüzgarlarından korkma artık, Fırtınaya karşı esen tufan benim. Aç gözlerini, bak gözlerimin içine, Sana gönül enginliğini sunan benim.
Türküseven
|
Yorum (4) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
• 24/3/2007 - Ellerini Tuttum
|
Ellerini tuttum gökteki yıldızların arasından Bütün renkleri gördüm zeytin gözlerinin karasından Uzaktayken bile nefesime kattım nefesini Bülbüllerin şarkısında duydum billur sesini Hayatı yeniden yaşadım gönlünün zenginliğinde Umutlara yelken açtım yüreğinin enginliğinde Seninle yeşerdi yüreğimde kuruyan çınar Artık hayatımın her anında mutluluk var......
Türküseven
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
• 24/3/2007 - Elde Ne Var
|
Aldığım her nefes sigara dumanıyla karışık Herkese kü olan gönlüm bir tek tütünle barışık Muson yağmurları altında susuz kaldım Çin kalabalığında bile yalnız kaldım Herkesle el eleyken elimi tutan yok Her şeyin olduğu pazarda, huzur satan yok Gel bak, göz pınarlarım birer çağlayan Elalem gülerken, bir tek benim ağlayan Kutup soğuğunda yanar kavrulur bedenim Güneşin pişirdiği çölde üşüyen benim Ne yaptıysam sönmüyor içimdeki yangın Bahtsız yüreğim tanıdık tanımadık herkese dargın Hep böyle kahırla mı geçecek bu ömür Ey Allahım bir gün de şu kulunu güldür Derdimi anlatsam kahrından ölür bülbül Kuruyup gider beni dinleyen kırmızı gül Ne yana yürüsem karşımda hep duvar Geçti ömrün yarısı, elde ne var....
Türküseven
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
• 24/3/2007 - Uzattım Ellerimi
|
Uzattım ellerimi dua için gökyüzüne, Kuşlar bile bakmaz oldular artık yüzüme. Dostlarım oldu isimsiz melekler, Yarın, huzuru bulamadan göçtü diyecekler. Eskisi gibi değil yağan yağmurun kokusu, Yüreğimi çepeçevre sarmış yalnızlık korkusu. Bakmayın, iyileşmiyor işte kalbin yarası, İlaç mı, zehir mi bilmem gözlerinin karası. Yüreğim aç, katığım oldu bir tutam zehir, Kader acımıyor insana işte, elden ne gelir. Söylemez oldu dilim, görmez oldu gözlerim, Bana bile yabancı dudağımdan dökülen sözlerim. Kelimeler yetmiyor içimdeki derdi anlatmaya, Kimin hakkı var, bu garibi böyle ağlatmaya. Bırak, istemem mezarımın üstünde çiçekler, Olmasın taşım, bilmesin gelip geçenler. Gidiyorum işte buradan uzaklara hihayet, Arkamdan ister sitem, ister dua et.
Türküseven
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
• 24/3/2007 - Sorgu
|
İçtiğin sigaranın dumanı, Umutların gibi kaybolup gitti mi hiç? “Keşke” dediklerin, “İyi ki” dediklerinden fazla mıydı hep? Sen de mi gülücükler saçarken, Yüreğindeki yangınla boğuştun? En büyük aşkı yaşarken bile, Gönlün hala ulaşılmaz sevgiliyi arıyor muydu ? Yılların acısı biriktikçe omzuna, Bir söğüt ağacı gibi büküldü mü belin? Ortada kaldığın olmadı mı Hayat mı tatlı, ölüm mü diyerek? Kış ortasında yandığın, Temmuz sıcağında donduğun olmadı mı ? Gürül gürül bir pınarın başında, Susuzluktan dudakların kurumadı mı hiç ? Ayakta uyuduğun olmadı mı hiç, Ya da geceler boyu uyumadığın ? Hiç yalnız kalmadın mı Stadyum dolusu kalabalıklar içinde ? Hiç için sızlamadı mı sebepsiz yere ? Hiç düşünmedin mi ? Sen mi yorgunsun ? Yüreğin mi?
Türküseven
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
• 24/3/2007 - Umut Güvercini
|
Gökyüzünde yıldızların
parladığı dün gece, Beyaz bir güvercin kondu
pencereme. Gözlerimin içine bakıp "Ağlama"
dedi bana, "Ferah tut yüreğini, karalar bağlama.
Sil
gözyaşlarını, erkek adam ağlamaz, Dost dediğin, senin
üzülmene kıyamaz. Korkma, uzat, tutacaktır
ellerini, Sen yine gönder ona sarı güllerini."
"Sus!"
diye bağırdım penceremdeki kuşa, "Senin güzel
hayallerin gitti mi hiç boşa? Kainatın en güzel
büyüsünü yerle bir ettin mi? Canını
vereceğin bir güzel dostu kaybettin mi?"
Güldü
bana, "Sen umut ışığını söndürme, Kendini de
onu da deliye döndürme. Sen onu hep el üstünde
tuttun, Daha önce affettiğini nasıl unuttun?"
"Git."
dedim, "Gitsene artık başımdan! Bak dereler taştı
gözlerimin yaşından. Kaç şansı yitirdim, bu
kaçıncı? Yüreğimi yakıyor içimdeki
sancı."
Kovaladım, uçtu gitti simsiyah
karanlığa, Gerisin geriye döndüm şu lanet
yanlızlığa. Pişman oldum sonra, bağırdım arkasından, Kanat
seslerini duydum çığlıklar arasından.
Ertesi gece
gelmedi, bekledim bütün gün, Bana geriye kalan, bir
büyük hüzün. Susmuyor içim, feryadım
kainatı tuttu, Geç anladım, penceremden uçan,
içimdeki umuttu.
Türküseven
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
• 24/3/2007 - Derler
|
Bilenlere sorsalar bizi, Gönlü aşk ile harman derler. Dost kıymetini bilmek gerek, Dostlar her derde derman derler.
Hep güldüğümüzü görürler, Bilmeyenler, neşeli insan derler. Girseler, görseler içimizi, Cayır cayır yanan orman derler.
Cahiller bilmez cehaletimizi, Bilmediği damla, bildiği umman derler. Neden gülleri sevdiğimizi sorsalar, Yarinden aldığı ferman derler.
Gönlümüzün zenginliğini bilmeyenler, Yazık, bir çulsuz gariban derler. Perdesiz yüreğimizi okuyabilenler, Sevdası dillere destan derler.
Bilmezler sevdamızın gücünü, Çıkar karşımıza, hodri meydan derler. Aşıklar ölür demeyin sakın, Gülerler size, haydi oradan derler.
Merak edip sorsalar yarimizi, İnce belli güzel bir fidan derler. Yarin hediyesi bir tel saça, Kendini astığı urgan derler.
Türküseven
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
• 24/3/2007 - Ölünce Bitersin Dİye
|
Ağlayamıyorum artık, Gözyaşlarımdasın, düşersin diye Boynu bükük gelincikleri Daha çok seviyorum artık Sen sarı gülleri seversin diye. Çaydan uzak duruyorum, Kahveyi çoktan unuttum, Gittiğin yerlere uğramıyorum bile, Aklıma yine sen düşersin diye. Bir tek sigarayı bırakamadım, Sigaramın dumanında sen tütersin diye. Titreyen ellerime almıyorum artık resmini, Kendime bile söyleyemiyorum. Korkuyorum hayallerimden de gidersin diye. Önceden umurumda bile olmayan Ölmekten öyle bir korkuyorum ki şimdi. Ölmemek için yalvarıyorum her gün Aldığım her nefestesin, ölünce bitersin diye.
Türküseven
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
• 24/3/2007 - Ölülerin Canı
|
Kerem çıktı dün karşıma, Oturdu ağladı saatlerce, "Sen benden beter yanmaktasın" diyerek. Bir damla gözyaşı daha düştü yüreğime.
Ferhat"ı gördüm bir kaya başında, Elindeki kazmayı sallıyordu iştahla, "Dağları delmek ne ki?" dedi bana "Sen yüreğini delik deşik etmişsin" Bir parça daha koptu içerimden.
Mecnun koşup bağırarak gitti çöle doğru "Çöle razıyım, sendeki bela, susuz çölden beter" Hüzün çöktü yüreğime arkasından bakarken.
Yakup gelip tuttu ellerimi, "Evlat acısı bir hiçmiş meğer, Dost hasreti çekmek insanı deli eder." Söndü gitti umut ışığı içimde.
Sonra... Sonra Azrail çaldı kapımı gece vakti. Yaklaştı, yaklaştı baktı yüzüme. Biraz durdu öylece. Sonra döndü gitti arkasına bile bakmadan. Hala kulaklarımda sesi: "Ben ölülerin canını alamam ki!"...
Türküseven
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
• 24/3/2007 - Ölmek Ne Demek
|
Kapkara gecelerde öğrendim ben, Karanlığın ne demek olduğunu. Seni sorduğum gecelerde; Kocaman, İnsanı boğan Nemli bir karanlıktan başka ne var?
Işık saçmayan yıldızlardan öğrendim ben Işıksız kalmanın acısını. İçimdeki umut ışığıyla beraber Birer birer söndüler sırayla, Senden selam beklediğim yıldızlar,
Kanadı kırılmak ne demek, Senden haber beklediğim kuşlardan öğrendim ben. Ne zaman bir kuş uçursam sana Hep kanatları kırık döndüler gerisin geriye.
Başımı yastığa koyduğumda, Gözyaşlarım beni boğarken öğrendim Yalnızlık ne demek.
Çaldığım kapı yüzüme kapanınca, Yüreğimin yangını kainatı sarınca, Sessiz feryadım nefesimi kesince anladım, Dostsuz kalmak ne demek, ölmek ne demek.
Türküseven
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
|
|
|